Önder APO’ya Mektuplar- Güneş Ülkesinin Aşk Ve Işık Bilgesine

0

“Hakikat aşktır, aşk özgür yaşamdır” diyerek en başta biz kadınlar olmak üzere tüm ezilen halkları ve insanlık değerlerini  yeniden yaratarak bizlere dirilişi ve direnişi öğreten sizi; yine sizin yarattığınız kutsal özgürlük mekanları olan Kürdistan dağlarından selamlıyor ve büyük bir özlem ile kucaklıyorum…

 Size yazarken sizin bize ilham ve güç veren binlerce cümlenizden birini kullanmamın nedeni bizi biz yapan ve kendimizle buluşturan her şeyin yeniden sizinle dirilmesi ve sizinle başlamasıdır. Şu an özgürlük mücadelesi yürüten özgürlük savaşçıları olarak bizlerde ortaya çıkan her hakikat ilk olarak Önderlik gerçekliğinde ifadesini bulmuş ve yaşamsallaşmıştır. Bundandır ki her başlangıcımız sizinle anlama kavuşmakta ve hakikate biraz daha yaklaşmaktadır…

Başkanım;

Yarattığınız özgür yaşam felsefesinin bir kadın savaşçısı olarak  binyılların köleci zihniyetine karşı nefes nefese bir mücadele ile yarattığınız değerler karşısındaki ilgim, hayranlığım an be an artmakta ve gerçekliğiniz bende büyük bir heyecana yol açmaktadır. Ve biliyorum ki sizle bütünleşebilmek ve hakikatinizin sırrına ermek sizde eriyebilmektir ateşe atlayan dördüncü kelebek misali. Özgürlük Yolu’nuzda yoldaşınız, savaşçınız ve militanınız olarak yer almaktan büyük bir kıvanç duyuyor ve bu yüce değerlerin gereklerini yerine getirme konusunda sonuna kadar mücadele içerisinde yer alacağımın kararlılığını sizinle paylaşmak istiyorum.  Kısa bir yoğunlaşma sürecinden sonra anladım ki bizler her ne kadar farkında olmasak ve kendi irademizle parti saflarına katıldığımızı düşünsek de bizleri var eden, gerçek kılan ve mücadeleye çağıran da bizzat sizsiniz. Yani sadece ‘’Yol’’ olmadınız bundan yıllarca önce yarattığınız Yol’da yürüyecek bizleride siz belirlediniz ve yine yıllarca öncesinden bizi eğittiniz, bizi geçmiş, şimdi ve gelecek için hazırlayarak gereken yerde zaferi kazanacak tanrıçalara dönüştürme çabası verdiniz.  Kadın olarak, Kürt olarak, tüm değerleri elinden alınmış insan olarak bizler duymaya, görmeye ve konuşmaya yasaklanmışken ışığınız ile yüreğimizdeki, beynimizdeki karanlıkları aydınlatarak soykırımın eşiğinde çırpınıp duran tüm hücrelerimize yaşam verdiniz ve bizleri yeniden özümüze yani dağların doruklarına çağırdınız. Aslında kendimizden ziyade sizin yaşam enerjinizdi evrendeki tüm engelleri aşarak donmuş yüreklerimizi aşkın ateşinde kavuran. Ve bize düşen bu çağrıya cevap olmak, ölümün kıyısındaki tek yaşam belirtisi Yolu’nuza girmekti.

 Şimdi dağlarımızdayız. Arkamızda, yanımızda ve önümüzde sizin hakikat ateşinizde yanarak ışıklarıyla yolumuzu aydınlatan, bize yol gösteren büyük Şehitlerimizin gerçekliği var. Ve tüm egemen tarihe inat sizinle özgürlüğe yürüyoruz adım adım. Size karşı eksik yoldaşlığımızın özeleştirisini verme adına sizden öğrendiğimiz gibi her gün yeniden doğuruyoruz kendimizi. Sizi okuyor, dinliyor, izliyor ve durmadan tartışıyoruz, yeniden doğum sancılarımızı. Bir görseniz binlerce yürek bu dağlarda yarattığınız aşkın ateşi ile kavrulmakta ve toplumsallığın hakikatini yeniden yaşatmak için özgürlüğe yürümektedir. Düşününce farkına varıyorum ki bizi siz yarattınız, en iyi siz bilirsiniz bu aşk ateşini ve aslında zaten önceden görmüştünüz bu yaşamın şekillenişini. En güzel kadını tanıyordunuz, en amansız AGİT savaşçıyı duymuştunuz, en temiz ahlakı çıkarmıştınız tarihin derinliklerinden, tanrıçalarla buluşmuştunuz ütopyalarınızda ve yaşama edilen ihanet karşısında özgür yaşamı tatmıştınız çocukluğunuzun coğrafyasında. Bundandır bizden tüm çalınmışlıklara rağmen bizi gerçekleştirmedeki ısrarınız. Bundandır bu inancınız ve milyonları harekete geçiren enerjiniz. Bizlerde gerçekleştirdiniz kendinizi, beynimiz, yüreğimiz, gözlerimiz, kulaklarımız, dilimiz oldunuz ve bizlerdeyken siz büyüttünüz bu mücadele ateşini. Milyonları yüreğinizde, kendinizi de milyonların yürek ve beyinlerinde gerçekleştirdiniz. Hem kendinizi hem bizi yarattınız böylece…

Bugün düşmanın tüm yoğun saldırılarına rağmen sizden öğrendiğimiz biçimiyle mücadele veriyoruz saflarda. Tarihten günümüze yarattığınız değerlere anlam verebildiğimiz oranda direniyor ve hem kendimizi hem halkımızı yeniden yaratmanın amansız  savaşımına hazırlıyoruz kendimizi. Tabi bunlar gerçekleşirken yarattığınız yaşam enerjisi gittikçe büyümekte ve en kısa zamanda zihinsel anlamda ortaya çıkacak olan Büyük Patlama’nın ön koşulları oluşmaktadır. Sizin İmralı işkence sisteminde gerçekleştirdiğiniz 3. Doğuş ile birlikte tüm dünya kadınlarına, gençlere ve halklara ulaşan özgür yaşam düşünceleriniz ile hazırlıklar çoktan tamamlanmış ve tüm iktidar güçlerini yerle bir edecek büyük patlama kendi anını beklemektedir.

 Başkanım;

 Dağların yüreğinden sizlere olan bağlılığımızı yineleyerek Kürdistan gençleri, kadınları, savaşçıları olarak yarattığınız sonsuzluk zamanında özgür yaşamı oluşturma ve buna amansız bağlı kalma temelinde bir mücadeleye sahip olacağımı belirtiyorum. Bizleri Xwebûn ile Amargî ile Azadî ile yeniden buluşturan Önderliğimiz olarak tüm bu kavramların en çok size yakıştığını ve şahsınızda gerçekleştiğini söylemek istiyorum. Bize düşen sizinle bunların ışığında özgürlük dansına tutuşmak ve en güzel ve en temiz Aşk’ı yaşama geçirmeye çalışmaktır.

 Güneş Ülkemizin Aşk ve Işık Bilgesi ; şunu bilin ki her zaman sizin Bilgeliğiniz ile arınacak, Aşk’ınızın verdiği ilham ile kendi Güneş Ülkemizde kendimizi küllerimizden yeniden yaratacağız.

                                                   DEVRİMCİ SELAM VE SAYGILAR

                                                         CÛDÎ MÊRDÎN

                                                          27.01.2021

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.