‘HAYIR’ Diyenler Dünya’yı Değiştirebilir

0

Nuda Elefterya

Kadın etrafında örülen yaşama sende katıl… Katıl ki! Özgecanlar, Pınarlar ve niceleri yaşasın. Kadını tümden köleleştiren zihniyete karşı başkaldırı zamanıdır. Başkaldırmak; köleleştiren zihniyete “HAYIR” demektir. Köleliğe “HAYIR” denildiği oranda özgürlüğe ulaşılır. Unutma ki; HAYIR diyenler Dünya’yı değiştirebilir.

Günümüzde görülen ve yaşatılan kapitalist moderniteyi insanlığın ahlâkına karşı olarak ele almak durumundayız. Kapitalist Modernitenin temelleri devletin başlamasıyla atılmıştır. Devlet + erkek aklı demek durumundayız. Erkek aklı, en çok toplumun yapı taşı olan kadına saldırmıştır. Toplumsal kimlikleri ve inşası için tarihi yeniden ele almak; anlamlandırmaktan geçer. Çünkü, tarih erkeğin aklıyla yazılmıştır. Bunu değiştirebilmek için; toplumun değerlerini ve tarihini iyi anlamak ve çözümlemek gerekir.
Kadın, daha doğmadan ona biçilen yaşam rolleri hazırlanmıştır. Kadın, alıştırılmış köleliğin içinde duygu, düşüncelerini kaybeden ve artık erkeğin bir hizmetçisi olmuştur. Bu nedenle artık kadın gönüllü bir hizmetçi durumuna getirilmiştir. Kadının kendisini erkeğe sunması, onun için artık mutlu eden bir duygu oluvermiştir. Aynı şekilde bu zihniyet, kadının bedenini kendisine sunan ve sadece güdülerinin tatmin eden bir araç haline getirilmiştir. Emperyalistler en çok korktuklarına saldırmayı bilmişlerdir. Başta gerçeklikleri çarpıtarak ve liberalize eden yöntemlerle hakikatin içini boşaltmışlardır. Toplumun yapı taşı olan kadın, onlar için bir tehlike arz ettiği için en çok kadına yönelerek toplumu robotlaştırmışlardır. Özel savaş yolarıyla değerleri çarpıtarak iğrenç bir yaşamın içine toplumu sürüklemeye çalışmışladır. Bunu en çok genç kadın iradesini hiçleştiren ve sahte özgürlük adı altında yönelmişlerdir. Güzelliği bedende mahkûm edip genç kadınları makyajlarla resim boyası yaparak güzellik anlayışını bu şekilde kısırlaştırarak güzellik gibi aşkı da farklı yöntemlerle çarpıtarak “özgürlük budur” diyen bir zihniyet söz konusudur. Kendi kültüründen uzaklaştıran bir toplumu yaratmak isteyen, tek tip insanları yaratan sanal medya, televizyon gibi özel savaş araçlarının yoluyla topluma karşı bir savaş yöntemi kullanılmaktadırlar. Son süreçler de yaşanan kadın katliamlarının temelinde de bu zihniyet yatmaktadır. Aslında hep kadın katliamı ve şiddeti vardı. Son süreçlerde bu kadar gündem olması sahip çıkmalarından değildir. Katliam ve şiddeti yaratanlar yine kendileridir yani devlet aklı olan erkek aklıdır. Karşı gibi görünüp ince yöntemlerle kadını susturmak istemelerinin zihniyeti yatmaktadır. Bu gibi yöntemleri kullanarak toplumun refleksini kontrol alma istemleridir. Türk akademisyenlerinin küçük yaş evliliği tartışma programlarında meşrulaştıran söylemleri boşuna değildir. Bu zihniyeti topluma lanse etme istemleridir. Toplumun ahlakına, değerlerine beton dökmeye çalışan devlet aklı, bin bir yöntemle her gün kendisini yenileyerek topluma ve kadına saldırmaktadır. Betonun içerisinde bir fidan gibi yeşeren Kürt Özgürlük mücadelesi olmuştur.

Önder APO öncülüğünde başlatılan insanlık devrimi, insan dışı olan bütün çirkinliklere bir panzehir olmuştur. En önemlisi de kadını yeniden doğasına ve değerleriyle buluşturan bir ideoloji olarak yeşermiştir. Kadının muazzam mücadelesi söz konusudur. Bunu hedefe ulaştırabilmek için öz bilinçle yaşamı örmek olacaktır. Sadece bir kişinin mücadelesi bütün toplumu örgütlüğe sürüklemelidir. Kendisinden başlayarak bütün kadınlar, geriliklerine başkaldırarak örgütlenmelidir. Bunu bilerek yeni kadını yaratmak olmalıdır. Eğer kadın bütün hücrelerine kadar köleleştirilmişse, o zaman kadın da bütün hücrelerine kadar bilinçlenerek örgütlenmelidir. Kadın mücadelesinin en somut ifadesi gerilla saflarında mücadele eden kadınlardır. Her bir kadın gerilla var olan sisteme bir başkaldırışı ifade etmektedir ve erkek zihniyetine bir darbedir. Beritan yoldaşın çizgisi kadınlarına bir mücadele etme çizgisi olmuştur. Beritan arkadaş teslimiyeti kabul etmeyip kendisini uçurumdan yaşam hakikatine atmıştır. Kürt kadının öncülüğünde geliştirilen mücadele bütün halkları doğru yaşamla buluşturacaktır. Çarpık yaratılan yaşama “HAYIR” demekle başlayabiliriz. Yaratılanı reddedildiği oran da özgürlüğe ulaşılabilir.

“Özgür kadını yaratmak, özgür toplumu yaratmaktır.’’ Önder APO, kadını toplumla bağını kurarak kadın mücadelesini geliştirmiştir. Öz bilinçle, örgütlülük ve komünlerle yaşamı örerek, yeni yaşam ve kadın yaratılmalıdır. Kadın mücadelesine sende katıl ve artık hep beraber mücadele etme zamanıdır. Erkek zihniyetine karşı “HAYIR” demekle başlayalım.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.