Bilimin Unutulmuş Kadınlarından: Hélène Metzger

0

Bilim çalınmıştır kadınlardan öyle ki ‘Bilim Adamı’ denmiştir. Kadın hiç yokmuşçasına, bilim erkek egemen aklı tarafından çalınmıştır. Oysa bizler biliyoruz ki bilimin ilk yaratıcısı kadınlardır. Tıpkı ilk kimyasal etkileşimi keşfeden ekmek yoğuran kadınlar gibi. Mayanın su ve unla etkileşime geçip hamuru ekşitmesi kimyasal bir olaydır. Anlayacağınız yediğimiz ekmekler bir kimyasal tepkimenin sonucu ortaya çıkıyor.

Peki bilimde adı geçmeyen ama bir çok hizmeti olan bu kadınlar kimlerdir? Bu sefer ki Tarihte Kadın bölümümüzde bu kadınlardan birin yer vereceğiz. Hélène Metzger kuyumcu olan babası Paul Bruhl Wormsluydu, oradan ABD’ye göç etmişti, Paul icatları yoluyla büyük bir servet kazandıktan sonra Fransa’ya yerleşti. Helene önce Sorbonne’da Frédéric Wallerant’ın yöneticisi olduğu mineraloji dalında öğrenim gördü ve 1912’de lityum kloratın kristalografisi üzerine bir tezle ondan fizik diplomasını aldı. 1918’de kristalografinin gelişimi üzerine bir tezi ile Paris’te bilim tarihi alanında doktorasını yaptı. Tezinde kristalografinin 18. yüzyılın sonunda bağımsız bir disiplin olarak nasıl geliştiğini gösterdi. Daha sonra kimyanın gelişimine döndü ve ilk bölümü 1923’te ortaya çıkan çalışması (Les doctrines chimiques en France, du debut du XVIIe à la fin du XVIIIe siècle) ile 1924’te Académie des Sciences Binoux Ödülü’nü aldı. İkinci bölüm 1930’da yayımlandı. 1932 / 33’te Sorbonne’daki Institut d’Histoire de Science’ta verdiği dersler kimyanın gelişimi alanındaki eserlerinin üçüncü bölümü olarak anlaşılabilir.

KİMYADAN FELSEFEYE YÖNELİŞ

Giderek felsefeye yöneldi ve Prix Bordin Ödülü’nü kazandı. Bir filozof olarak, Émile Meyerson ve Lucien Lèvy-Bruhl’un öğrencisiydi, ancak pozitivizmin katı bir savunucusu değildi. Ayrıca bilim adamları üzerindeki rasyonel olmayan etkiler, ideolojilerin etkisi (din, felsefe) ve bilimin sapmaları ile ilgileniyordu. Henri Berr ve Aldo Mieli ile birlikte Paris’teki Centre Internationale de Synthèse’nin (CIS) Bilim Tarihi bölümünün bir üyesi ve Uluslararası Bilim Tarihi Akademisi’nin kurucu üyelerinden biriydi. 1931’de tutuklanıncaya kadar orada sayman ve idareciydi. 1933’te, Berlin’de 1934 için planlanan Uluslararası Bilim Tarihi Kongresi’nin (Nazilerin iktidarı ele geçirmesi göz önüne alındığında) yeniden yapılmasında önemli bir rol oynadı. Aynı zamanda Paris’teki Colbert Caddesi’ndeki kütüphanelerinin sorumlusuydu. 1939’dan itibaren CIS kütüphanesini de yönetti. Groupe Francais d’Histoire des Sciences’ın sekreteriydi ve Pierre Brunet, Alexandre Koyré, George Sarton, Federigo Enriques, Aldo Mieli, Robert Lenoble ve Paul Mouy gibi bilim tarihçileriyle yakın temas halindeydi.

TOPLAMA KAMPI YOLUNDA YAŞAMINI KAYBETTİ

Alman işgali başladığında, Yahudi tektanrıcılığı felsefesini incelemek için Lyon’daki İsrailoğulları Bürosu’na gitti. Şubat 1944’te Lyon’da tutuklandı, Drancy toplama kampına alındı ve 7 Mart’ta Auschwitz toplama kampına gönderildi. Ondan sonra yaşamıyla ilgili bir iz bulunamadı. Kamp yolunda 1501 Yahudi’den sadece 20’si hayatta kalabilmişti.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.