İhanetçi Çizgiye Cevabı Direniş Olan Kadın: Alice

0

İşgalci ve faşist devletlerin son yıllarda sıkça başvurduğu bir yöntemdir ajanlaştırma. Bunu yaparken insanların zayıf noktaların seçer ve oradan düşürmeye çalışırlar. Kuzey ve Rojava Kurdistan’ında ortlama 5 yıldır sıkça yaşanan bu durumuna dair Osmanlı’dan beri Türk faşimi ile dostluğu bitmeyen Almanya faşizmindeki bir kadının hikayesine kulak verelim.

Faşizme karşı mücadele eden kızı idam cezasına çarptırıldı. Kızını kurtarmak için her yolu deneyen Alice Wosikowski, kızının yaşamı karşılığında ajanlık teklifi aldı ancak bunu kabul etmedi!

Faşizme karşı KPD (Almanya Komünist Partisi) içinde mücadele eden, aynı amaçla Fransa’da Resistance hareketne bağlı direnişe katılan kızı Irene Wosikowski’nin 1944’de Plötzensee’de idamınının acısını yaşayan Alice Wosikowski, 18 Ekim 1886’da Danzig’te doğdu, 7 Nisan 1949’da öldü.
Anaokulu öğretmeniydi, tornacı Wilhelm Wosikowski ile evlendi. Eşi 1911’de sendika faaliyeti nedeniyle cezalandırıldığı için aile Kiel’e taşındı. Eşini 1914’te I. Dünya Savaşı sırasında savaşta kaybetti. Alice Wosikowski de eşi gibi aktif bir sosyal demokrattı. Eşinin kardeşi ile evlendi ve KPD’ye katıldığı Hamburg’a taşındı, partinin BL Wasserkante kadın bölümüne başkanlık etti ve 1927’den 1933’e kadar Hamburg Meclisi’nin üyesiydi. Hamburger Volkszeitung için çalışan ikinci kocası 1930’da öldü. Alice Wosikowski, 1933 ve 1936/37’de tutuklandı, Moringen Toplama Kampı’nda kaldı. Eylül 1939’da tekrar tutuklandı ve 1941 yılına kadar Toplama Kampı’nda tutuldu. 1945 yılına kadar bir tekstil şirketinde muhasebeci olarak çalıştı. 1945 yılından itibaren “Hamburger Volkszeitung” yayınevinin başkan yardımcısı oldu. Gazetecilik alanında örgütlü DAG sendikasının yönetiminde yer alan Alice Wosikowski 7 Nisan 1949’da Hamburg’da öldü.
Alice’in 1910-1944 yılları arasında yaşayan kızı Irene Wosikowski, Fransa’da faşizme karşı direniş hareketine (Resistance) katıldı, tutuklandı ve 1944’te Berlin Plötzensee’de idam edidi. Alice, kızını kurtarmak için değişik girişimlerde bulundu, bunlardan birin de Gestapo’ya başvurması gerekti. “Kızımı serbest bırakın.” dedikten sonra aldığı cevap sol hareketin içinde ajanımız olarak çalışırsan bırakırız şeklindeydi. Alice, hem kendi, hem kızı hem de faşizme karşı mücadele edenlerin yüzüne bakamayacağını söyleyerek bunu reddetti.

Alice’nin karşılaştığı bu durum Kurdistan’da çokca yaşanmış ama hala gizlidir. Ajanlık dayatmak ve yaptırmak insan onurunun zedelenmesi hatta insanın kendinden dahi nefret eder bir hale gelmesinin kaynağıdır. İçinde yaşadığın halka ve ülkeye ihanet etmek kuşkusuz insanlıktan çıkmanın diğer adıdır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.