Kadının Direnen Tarihi: Dolores Cacuango

0

“Biz kinoa taneleri gibiyiz, eğer teksek, rüzgar alır götürür bizi. Ama bir torbada birleşmişsek, rüzgar hiçbir şey yapamaz. Biraz sallar ama yıkamaz bizi. Biz kesildikten sonra tekrar çıkan dağ ekini gibiyiz. Saplarımızdan, tohumlanıp tüm dünyayı kaplayacağız.”

Komünizm mücadelesini, doğanın bir parçası olan insana belki de en iyi anlatan bu söz, kısa boyu, siyah gözleri ve yerlilere has saç örgüleri olan Dolores Cacuango’ya ait.

Dolores, Ekvador’daki Cayambe’li Kichwa yerlilerinin ve tüm halkın “Mama Doloreyuki”si olarak anılan, komünist bir kadın.

26 Ekim 1881’de, San Pablo Urcu’da dünyaya geldi. Ailesi, “hacienda” denilen büyük plantasyonda ücretsiz çalışanlar arasındaydı. Gözünü yerli halkın içinde olduğu sefalete, ayrımcılığa, güvencesizliğe ve eğitimsizliğe açmıştı. Kendi yaşıtları gibi okuma yazma öğrenememişti, ama henüz gençken, toprak sahiplerinin şatafatlı yaşamı ile kendi halkının yoksulluğu arasındaki adaletsiz uçurum, onun bu hayatta aldığı en etkili ders olmuştu.

Ailesinin borçlarını ödeyebilmek için başkent Quito’da bir evde hizmetçi olarak çalışırken İspanyolca konuşma, yazma ve okumayı öğrendi. Sadece dilini geliştirmiyor, bir yandan da halkının hem kırsalda hem de kentlerde içinde bulunduğu sömürü koşullarının bilincine daha çok varıyordu.

Kasabası San Pablo Urcu’ya geri döndüğünde Luis Catucuamba ile evlendi ve çocuklarından sadece biri, Luis, hayatta kalabildi.

HALKIN ÖFKESİNİN YANSIMASI

1916’ya kadar San Pablo Urcu, kilise ve büyük toprak sahiplerinindi. O sene Başbakan Alfaro tarafından yönetilen liberal devrim, başta topraklar olmak üzere dini toplulukların tüm mallarının, yerlilere iade edileceği sözüyle, devlete geçmesi kararı aldı. Fakat yerlilerin topraklarının resmi sahibi olma hayalleri gerçekleşmedi. Toprak beyleri eski usulü devam ettiriyordu ve birçok yerli hala topraksızdı. Halkın öfkesi içten içe bileniyordu.

1925’te, Quito merkezli sosyalist La Antorcha’dan (Fener) sonra, ülkenin farklı yerlerinde sosyalist gruplar ortaya çıktı. Ekvador’un ilk kırsal sendikası, Juan Montalvo Köylü İşçiler Sendikası, sayılı okuma yazma bilen ve sosyalist yerlilerden Jesús Gualavisí tarafından Ocak 1926’da kuruldu. Sendikanın ilk eylemi, toprakları için imza kampanyası başlatmak oldu. Bu talep eski diktatörün oğlu olan toprak sahibince umursanmayınca, tarihe Changala Ayaklanması olarak geçen toprak işgaline başladılar. “Komünistlerin ve Bolşeviklerin saldırısı” altında olduğunu iddia eden toprak sahibinin yardımına, devletin kolluk güçleri koştu. Şubat 1926’da şiddetli çatışmalar yaşandı, ama yerliler yılmıyordu. Bir yıl sonra bile gazeteler, yerlilerin sokaklarda “Yaşasın Sosyalizm” sloganları attığını yazıyordu.

Dolores de bu ayaklanmalara katılmıştı ve kasabasındaki köylü sendikası Tierra Libre’nin (Özgür Toprak) aktivisti oldu.

YERLİ HAREKETİ VE KADINLAR İÇİNDE

Yerlilerin lideri olarak öne çıkan Dolores, hem Kichwa dilinde hem de İspanyolca konuşmalar yapıyordu. Anadilinde eğitim sağlanması, kadınlara yönelik şiddetin son bulması ve işlerine saygı duyulması talepleri için çalışıyordu. Ücretsiz çalıştırılan, dövülen, tecavüze uğrayan kadınların durumunu en iyi o biliyordu. Zamanla sosyalistlerle birlikte hareket etmeye başlayan Rolores, Ekvador Komünist Partisi’nin yerli liderlerinden biri oldu. Eğitim ve toprak sorunları tüm hayatı boyunca en aktif olduğu sorunlardı. Sendikalarla birlikte, Cayambe’de ya da başka yerlerde, daha iyi çalışma koşulları için işçilerin örgütlenmesinde yer aldı.

1931’de Olmedo ayaklanmasında, özellikle kadınlarla birlikte önemli rol oynadı. Kadınlar hayatlarını tehlikeye atma pahasına ajanlık yapıyor, hareketi büyütmeye çalışıyorlardı. Aynı yıl, başta Jesùs ve Dolores olmak üzere yerli liderler, Yerli Toplulukları Kongresi gerçekleştirmek istediler. Fakat, devlet güçleri yolları kapadı, birçok lideri tutuklayıp öne çıkanların evlerini yaktı. Dolores ve ailesi de evini kaybedenler arasındaydı.

Komünistler ve yerli hareketi birbirine giderek kaynaşıyordu. Partinin yayın organı Frente Obrero’da, Marksistlerin “Dünyanın bütün işçileri birleşin” sloganı İspanyolca’nın yanında Quicha dilinde de yazıldı. Partinin yerliler içinde etkin olarak çalışmalarında hep Dolores vardı.

DİKTATÖRLÜĞE KARŞI

1944’te Jesus Gualavisí ve Transito Amaguaña ile birlikte Ekvador Yerlileri Federasyonu’nu (FEI) kurdu. Yerli halkın birliğini sağlam tutabilmek için, başta anadil ve İspanyolca eğitimleri olmak üzere bilinçlendirme çalıştırmaları yapmak üzere, yerli okulları kurdu. Devletin hiçbir destek vermediği hatta her fırsatta saldırdığı okulların ilkini Komünist Parti’nin desteğiyle, 1945’de Yanahuayco’da Tierra Libre lokalinde açtı ve bu okullar yerli hareketinin güçlü olduğu Chimba, Pesillo ve Moyurco’ya da yayıldı. Annesinin izinden ilerleyen oğlu Luis, bu okuldaki ilk öğretmen oldu.

1963’te diktatör General Ramon Castro Jijon zamanında “komünistlerin merkezi” denilerek yerli okulları kapatıldı, Kichwa eğitimi yasaklandı.

Evi yağmalanan Dolores saklanmak zorunda kaldı ama eylemlerine son vermedi. Devlet onu arıyorken, o kılık değiştirerek gizli örgütlenme yapıyordu. Castro Jijon rejiminin getirdiği tarım reformunu, çok iyi olmasa da destekleme kararı aldı. Yerli halkın gücünü göstermek için Cayambe’den başkent Quito’ya 10 bin yerliyle birlikte yürüyüş düzenledi ve Üniversite Tiyatrosu’nda, Ekvadorluların kollektif hafızasına kazınmış yukarıdaki sözleri söylediği tarihi bir konuşma yaptı.

1971 Nisan’ında, “Hayat bu, bir gün binler ölür, binler yerini alır. Bir gece binler ölür, binler yerini alır…” diyen Dolores yaşama veda etti ve Olmedo fakirler mezarlığına gömüldü.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.