Çok iyi hatırlıyorum…

0

 

Şehid Tijda arkadaşın hayallerini gerçekleştirmek, bize bıraktığı mirastır. Ve biz Tijdaların ardılı olanlar Özgür Önderlik ve Özgür Kürdistan’ı gerçekleştirinceye kadar mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz…

Mücadele Arkadaşı

Fatma Yağmur, Özgürlük Mücadelesi’nde aldığı isimle Tijda Ekecik.

Tijda 1996 yılında Aksaray’ın Çekiçler Köyü’nde gözlerini açar dünyaya. Ekecik Dağı’nın hemen eteğine kurulu olan köyülerde yaşayan Kürtler yüzyıllar önce Amed, Elazîz ve Agirî’den göç etmişlerdir. İlk göç ile birlikte burda kültürlerini korumuş ve yaşatmışlardır. Birçok baskı ve zorluk karşısında hem Türkiye’ye hem de Avrupa’ya çok sayıda göç veren aileler arasında Yağmur ailesi de bulunmaktadır. Böyle bir ailede dünyaya gelen Tijda arkadaş, 7 yaşına kadar köyünde yaşar. 2000li yılların başında ise babasının daha önce gittiği Avrupa yollarına yeni bir sürgün hayatına adım atar. Annesi ise Tijda ve kardeşinden iki yıl sonra Avrupa’ya gelir. Tijda arkadaşın babası Avrupa’da Özgürlük Mücadelesi’ni tanımakta ve çevresinde iyi bir yurtsever olarak bilinmektedir. Bu sayede Tijda arkadaş da kısa sürede Kürt gerçeği ile babası sayesinde tanışır ve babasından birçok şey öğrenir.

Tijda arkadaş Özgürlük Mücadelesi’ne katıldıktan sonra kaleme aldığı bir yazıda yaşadığı çelişkileri ve arayışlarını şöyle dile getirmişti:

“Kürtlerin kim olduğunu ve nerde yaşadıklarını bilmiyordum. Kürt olduğumu bilmiyordum ve hep bu konuda sorular sorardım. Bizim dilimizi bizden başka neden kimse bilmiyor? Doktora gittiğimizde neden farklı konuşuyoruz?
Çok iyi hatırlıyorum, Almanya’da katıldığım ilk Newroz’da aynı olmasa da benim konuştuğum dile benzer bir dil konuşuyorlardı. Kendimi çok rahat hissetim ve orayı benim gibilerin ve benim dilimdekilerin olduğu bir dünya olarak gördüm.”

Tijda arkadaşı yaşadığı bir çok çelişki günden güne mücadeleye yaklaştırıyordu. Özellikle 10 Ocak 2013’te Sara, Rojbîn ve Ronahî’nin katledilmesi adeta yaşamını yeniden yaratmıştı. Tijda o günleri şöyle anlatıyor…

“Paris Katliamı bende birçok soru işareti yarattı. Üç kadının katledilmesi bende hem ulusal hem de kadın bilinci uyandırdı ve duyarlılığımı geliştirdi. Yoğunlaşmam beni kadın özgürlük arayışına sevk etti ve kadın özgürlüğünü PKK’de buldum. Paris Katliamı’yla beraber kendi köklerimle buluştum ve sorgulamalarıma kimliğim ve ülkem gerçeğim de eklendi.”

Şehid Tijda Sakinelerin bir takipçisi olarak onların yılmaz bir ardılı olmaya karar verme sürecini de şöyle anlatır…

“Özgürlük Mücadelesi’nde aslında insanın gücüne inandım ve bir insanın neler yapabileceğini gördüm.
Artık yaşama daha gerçekçi yaklaşıyor ve emek vererek yaşıyorum. PKK bana büyük düşünmeyi öğretti, hiç bir şeyin imkânsız ve ulaşılmaz olmadığını öğretti. Direngenliğini, mücadele aşkını, özlemlerini ve hayallerini örnek aldığım şehit Sakine Cansız gibi direngen bir militan olmak istiyorum…”

Şehid Tijda Ekecik arkadaş, bu kararlılık ile hayallerinin peşinden gitti. Onu özgür ülkeye götüren gencecik yüreğindeki arayışları ve bu arayışlarını gerçekleştirme kararlılığıydı. Özgür ülkeyi gerçekleştirmenin yegane yolunun büyük mücadele etmekten geçtiğini bilen Tijda arkadaş bu uğurda bedel ödemek gerektiğinin bilinciyle yönünü Bakur sahasına döndüğünde geleceği yaratan binlerce özgürlük militanından biri olma hayali yüreğini yakıyordu. Düşmana en ağır darbeyi vurmak, ondan tarihi intikamını almak için savaşın en kızgın olduğu alanlardan birine; kendini gerçekleştirmek, ülkesini ve halk gerçekliğini tanımak ve gelecek özgür günleri yaratmak için koşar adım gitti.

Şehid Tijda arkadaşın hayallerini gerçekleştirmek, bize bıraktığı mirastır. Ve biz Tijdaların ardılı olanlar Özgür Önderlik ve Özgür Kürdistan’ı gerçekleştirinceye kadar mücadelemizi büyüterek sürdüreceğiz…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.